Gökyüzüne uzandım bigün, yağmayı bekliyorum. Batıdan ağır karayel geliyo, gördüm. ‘İnşallah dengimle çarpışırım, şimşeğim bol olur’ diye dua ediyorum, duyanlara duymayanlara. Neyse, doğa kanunu sürüklenmeye başladık el mahkum. Bi baktım sisler arasında sen… Yaldır yaldır akıyon. Hafiften süzdüm olurunu baştan aşağıya ama töbebismillah! Yoğunlaşmamışsın sanki maddenin fizikte ‘sen’ hali varmış gibi süzülüyosun atmosferde. Bi yandan çarpışmanın şiddetini hesaplamaya çalışıyorum. Dedim ‘Kafası güzelmiş. Kafadan giydirirsem ortaya çıkan elektrik en az 2 medeniyet atlatacak kadar enerji üretir.’ Karayel bu, dengesizdir baya. Savurur bizi sağa sola. Fırsatını bulduğum anda dalışa geçtim.. Sende kestirmişsin gözüne herhalde ki beni kanadını çırpmaya başladın. Allah ne verdiyse akıyorum boşlukta. Yukarıdan yaklaştım iyice, döne döne toprağına aşık bomba gibi düşüyorum. Gözlerindeki kara deliklerin yuttuğu evrenleri görebilecek kadar girmişim dibine. Eğdim başımı önüme, son bi dalışa geçtim ama sense, aklını kaybetmektense kalp krizi geçirmek isteyen bi hasta gibi şoku göğsüne istemişsin meğerse. Geriye doğru uzanmış, boşluğu sedye saymışsın…
Yıllarca akıl hastanesinde elektro şoka maruz kalmış deliler gibi çarpıldım gönlüne düşünce. Gökyüzünden bi dünya dolusu ruh yağmış bedenlere.
O gün bugündür akli dengem, kalp atışlarının ritmini sayar işte.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here