Elimde değil derdi hep, sanki ardına koyarmış gibi. Çıkarttılar bakır bi cezveyi, dizdirdiler fincanları, koydurdular zigon bi sehpanın üstüne kahveleri… Kılı kırk yardılar… Allemler kallemler… Allah’ın emriyle muasır medeniyetler seviyesine yükselmeler. Tam teşekküllü istediler. Çiçekler dalından, çikolata almandan falan feşmekan… Bi yüzük ki sorma o biçim! Elmastan silah zoruyla kaçırılmış taşları, halkası nakışlı. Oğlan ağır başlı. ‘Benden iyisini mi bulacaklar’ diye emin kendinden. Alabulus bi saç, sinekten traş, takımı kırbaç.. Höpürtüsü kesilince kahvenin konuya balıklama dal. Gençler aralarında oynaşmış, formaliteden rızalar. Kaldır kolları akrabalar. Konvoylar, kuyumlar, pastalar, halaylar…
Alan razı, veren raziye!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here