Sayelerden oldurmalar.
Bişeyler bişeylerin sayesinin elinden geçerken, başımıza gelecekler hakkındaki tedirginlikler, görmezden gelmemiz gerekenler listesini çıkarıyor. Bu tür konular hakkında örnekler beklediğinizin farkındayım. ‘Mesela’ diye soruyorsunuzdur, anlayabilmek için. Ama amaç düşüncelerimi derleme üzerine kurulu olduğundan, bunu örneklerle anlayacağınız sadeliğe indirgeyerek, benzetmelerin çarpıtmasına sokamam. Evet, benzetme çarpıtması. Evrenin, ‘Sayeleri oldurma’ izlengeci. Bişeyi bişeye benzetirken çağrışım kapasitesini bilemeyiz. Bizim örnekleme için izlediğimiz yol, başkasının geçmişine dair anlamlar uyandırabilir. Ve siz anlatmak istediğinizle ilgilenirken O, anın içerisinde hem anlatılanı dinler, hemde geçmiş deneyimlerine bağlar. İşte beni hep düşündüren kısım burasıdır. Aslında birey, anlamak için empati kurmaya mı çalışıyor? yoksa söylenenin aleyhine olduğunu sandığı için paranoyak mı yaklaşıyor? Bu sorunun cevabını hiç bir şekilde çözemeyeceğiz. Çünkü, bu anlaşmazlığa yol veren her şey anlatan kişinin sayesinde oluyor. Yani örneklendirmek için yaptığı benzetmenin çarpıtılmaya müsaitliğinden. Bu tamamiyle rastgele gelişir. Neyin ne sayesinde olduğunu tam olarak kestiremeyiz. Ve tam olarak kestiremeyeceğimiz konular hakkındaki tedirginliklere son veremeyiz. Ve de görmezden gelmeden hiç bi yere ilerleyemeyiz.
Sadece gözlemcisi olduğumuz olaylar bize, yargıya varma hakkı getirmemeli. Onu referans alarak başkasının olacaklar listesine dil uzatmamalıyız.
Vicdan gerekliliktir, hissiyat değil.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here