Topraktan betonlar, ziftli patikalar,
Yabani otları yoldular.
Çiçekler çıplak kaldılar.
Sanayi işi böcekler,
Yontma dağdan binalar.
Herkese 1 mağra var.
Ağaç kovuğunda villalar.
Asfaltta çürüyen yapraklar.
Egzozla ısınan iklimler.
Mevsim üfleyen klimadan,
Atmosfer tüten bacalar.
Cemre düştü, çiğ indi, kırağı çaldı…
Kışın habercisi ilkbahar.
Yıldızlardan yağan ışıktan geriye sokak lambası kaldı.
Elektrik geceyi boyadı.
Gece göksüz kaldı, göz günsüz.
Kendini sevmekti intihar.
İnanç, mantıken yalındı.
Gazel dinledik hariçten.
Kokmadı içmeden, anladık inceden ben onu bunu bilmem ama güzel izledik sarhoşken.
Mehtabımız gökdelen.
Ahlakımız meclisten.
Şu fecirden doğsak bizi göremeyeceklerin dilinden ne çektik be gençlik!
Vakit, siktir çekilişinden şanslı çıkma vakti!
Artık kurma saati.
Kandırılma vaadi.
Müslüman bi vahhabi ve korkulan o RA, bir.
Sadece Musa değil, İsa bile sağ değil.
Tesistik yalanlar üretsede bilimsel zırvalar.
İçimizde yeşerdi artık inşaa olan ağaçlar…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here