Dağların gölgelerinde bir melek saklanıyor
Eteklerinde ise bir yankı; bir bebeğin boğazı yırtılıyor
Gazzeli Hanzala kadar şanslı değilim
Ayaklarım çamura, taşlara ve yollara çıplak dokunamıyor

En son sana bir kabirden yazmıştım
Üçer kürek toprak, üç ihlas bir fatiha lütfetmiştiler hala saklarım
“Gul la ilahe illallah” demişti Türkçeyi kabristanda unutan biri onu da unutmadım
Kefenimin iç cebine gözyaşınla onu da sakladım

Ölümün değil yaşamın hikayesi bu
“Tanrı öldü” yazan Darwin’e sövenlerin
Allahsız yaşayan kraldan çok kralcıların
Tektaşı ufak diye acısını mendil satan çocuklardan çıkartanların masivası

Bir zamanlar tanıştığım bir tanrı vardı Olimposlu
Sağdan sola akan bir nehirde boğulan tüm tanrıları anlatmıştı bana
Hakikat Tanrısı adını almış onu da yaratandan
Sonra zaten dağların gölgelerinde katletti Azrail onu

Bizim Anadolu güzel yer
Allah’tan başka bir tanrı pek giremiyor bin yıldır
Üç beş milyon litre kadar kan, onun da bir kaç katı kadar gözyaşıyla korunuyor
Ve böylece toprağımız yeşil, mezarımız aydınlık kalıyor

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here