Üzmekten korkardı beni,
“Seni üzmek istemiyorum” derdi.
Çekip giderken söylerdi bunu..
Nefesimin kesildiğini fark etmesin diye yüzüne bakmazdım bende,
Bakamazdım..
Nefes alamamanın biyolojik olarak ölüm olduğunu düşünür,
İlk nefesi ciğerlerime doldurduktan sonra ise bu tezi çürütürdüm hemen.
Nefes aldığım halde ölümü tattırırdı gidişi bana,
Seni üzmek istemiyorum diyerek giderdi çünkü!
“Öldürdüğün bi adamı üzemezsin zaten!”
Diye haykırırdım içimden
“O yüzden korkma! Üzülmem..”
Diye ekleyerek sessizleştirirdim içimde ki dünyayı.
Nefes alış-verişlerimin sıklaştığını hissettim

Gittiğin yönün tersinde bi yol yokmuş gibi
Çıkmaz sokakmış gibi sanki senin olmadığın her yer
Her adımda kalın kalın duvarlara çarptım kafamı
Canım yanarak yürümeye çalıştım
Kafamın içinden sızan kanın sıcaklığını hissederek daha çok
Ve bu cümleleri yazarken başımın döndüğünü
Sana ne söylemem gerektiğini bilmemenin yanı sıra
İnsanların, güzel yazıyorsun dediği bir insan olmanın verdiği hüznü düşündüm biraz

Ben..
Yüzüne bakarak çok konuştum aslında
Ama ağzımı hareket ettiremedim hiç
Bi anda yok olacağından korktuğumdan olsa gerek
“Burdayım lan ben! Gör artık..”
Diyemedim bütün hatlarını ezbere bildiğim o gül yüzüne bakarak
Gözündeki donukluğa dur diyemedim
İçimin ateşiyle çözemedim buzlarını
Kendi kendime kavruldum yine her zaman olduğu gibi

Evet..
Hayatımın her noktasının boktan oluşunu kendime kanıtlarken yazıyorum şu an
Ve sen bunu hiç bilmeyeceksin
Çünkü ne olursa olsun
Ne kadar kötü olursa olsun bütün düzenim
Senin yüzün düşmesin diye sakladığım gülüşlerim var benim
Her yüzünü görüşümde
Hatta hayal edişimde yenilediğim gülüşlerim

O yüzden..
Korkma sakın!
Seni üzmek istemiyorum da deme bir daha
Öldürdüğün bir adamı üzemezsin çünkü
Ve üzülme sakın bir adamı öldürdüm diye
Çünkü
Böylesine güzel bir ölümü bahşettiğin için bana
Teşekkür ederim!

.. gülümse sadece.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here