Üzerindeki ölü yaftasını yırt at!
Kaçıncı Mart bu öldüğün?
Belki de o yüzden Mart’ın ilk haftası gökyüzü hüzün ağlıyor
Gözyaşlarıyla besliyor toprağın hayallerini
Atalarımızın ütopik hayallerini yeşillendirecek sanki üzerinde

Huzurlu ve yeşil düşlerimizi gömmemizin mücrimi
Ruhunun kanıyla beslediğin kara toprak değildir elbet
El-Bâri, sana değil bulutlara yakıştırmış yağmurları
Mutsuzluğu bizlere, umudu yoksunlara

 

Yağmur dindi
Ve ardını döndü gitti bulutlar
ruhuna akıttığım gözyaşlarımı teşhir edercesine

Bilmiyorum
galiba ben hep bahaneler aradım seni özlemek için
Her koyu bir dağ gördüğümde seni hatırladım
Ölümün tüm çelişkilerimi körüklüyor

Çay, sigara, şiir ve gözlerinle hiç buluşmadık bir masada
Bir elif miktarı şiir ikram etmediğin için tüm bu eksikliğim

 

El-Fettâh’a yalvardım; güneş açacak toprağına
Yeni umutlar yeşerecek mezarında

Ebabil kuşları uçarken toz pembe düşlerin üzerinde
Küllerinden doğacaksın sen bir Anka gibi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here