Ben Masumum! (B-1)

0
446

Kahpe Verenda: Piç de geldi işte. Artık işe koyulma zamanı, her dakika müşteri kaybı yaşıyorum

Çizgigöz: Aman be! Sanki dünyayı kurtaracaksın o kadar parayla…

Pazarlama Müdürü “Piç”: Acele edin kızlar sahil çok canlı, bu gece uyku yok hiç birinize.

Kahpe Verenda 55 yaşındaydı ve meslekten zorunlu emekliliği için son günleri saymaktaydı. 35 senedir bu işle meşguldü, hiç evlenmemiş ve hiç çocuğu da olmamıştı. Fakat diğer fahişeler gibi kazandığı parayı da harcamıyordu gelecek için büyük hayalleri vardı. Piç’e verecekti bütün parasını ve Piç ona birkaç tane fahişe satacaktı, kendi işini patronu olacaktı artık Kahpe Verenda. Adına kahpe diye onu bu işlere bulaştıran orospu çocuğundan başkası değildi. Son nefesini Verenda’nın kucağında boğazı kesik bir şekilde verirken kısık sesiyle ağzından çıkan son kelime “kahpe” olmuştu… Çizgigöz ise Asya’nın buz gibi steplerinden kalkıp gelmişti bu kutsal topraklara. Otuz beş yaşında buz gibi bir orospuydu. Güzel sevişirdi, çok bakımlıydı ve Piç’in gözbebeğiydi diyebiliriz. Piç için çok fazla bir şey anlatmaya gerek yok. Gözünü açtığı gibi kendini bu mesleğin içinde bulmuş. Kendisine pezevenk muamelesi yapılmasından hiç hoşlanmıyor! Pazarlama müdürü diye kart bastırmış bir de ibne. Altın kolyesi, beyaz takı elbisesi ve kırmızı gömleğiyle zaten bağırıyordu ben pezevengim diye, fakat prensipleri varmış pezevengin bir şey diyemiyoruz hiç birimiz. Ve bendeniz Torna Bekir. Bu müessesenin korumasıyım. Özellikle şu ibne Piç’in ve vefalı orospuların… Bu mektubu ardımda bırakmamım tek sebebi ise adalet tecelli etsin!

Saat gece yarısına doğru gelmek üzereydi. Verenda ve Çizgigöz iki farklı noktada müşteri bekliyordu. Piç Çizgigöz’ün yanında pusmuş gözlüyordu ben de Kahpe’nin ardını kolluyordum. Herhangi bir ters durumda önceliğim Kahpe’yi emniyete almak ve şahısları tornaya yatırarak yamuk siklerini makineden geçirmekti. Neredeyse her gece buna benzer birkaç vaka geçmekteydi başımızdan. İlk defa sakin bir gece geçiyordu, Verenda’nın piyasası genişti, müşterileri çoktu her biriyle üçer dakika vakit geçiriyordu ve bir gece yaklaşık iki yüz kırk dakika mesai yapıyordu bu da seksen insanla birlikte olmak demekti. Kahpe Verenda bu duruma alışmıştı ve günlük cirosu yaklaşık dört bin türk lirası falan yapıyordu. Ucuza gidiyordu Kahpe, yaşı vardı çünkü…

Her şey yolunda derken ani bir fren sesi geldi, Verenda’nın önünde iki bin dört model Toyota Corolla durdu, içerisindeki yavşaklar Kahpe’nin bacaklarına dokunmaya başladılar ardından saçını tutup içeri çekerken hemen devreye girdim. Elinde jilet olan ibnenin yüzüne gelecek için not bıraktım diğer pezevengi de çektim camdan çıkardım gözlerinin içine baktım “yalvarırım abi bırak yedik bir bok bir daha tövbe” der gibi bakıyordu. “Siktir lan puşt” dedim kaba etine sapladım tornavidayı. Aldım Verendayı, yeter ulan Kahpe gidiyoruz dedim.

“Oldu mu şimdi? Daha yeni başlamıştık” dedi kahpe. “Sikerim lan bir gün postu deldireceksiniz, ben bile kurtaramayacağım” dedim ve yola çıktık. Ben vefalı orospuları severdim, onlar da beni severdi ama Şu Piç’i asla sevmem orospu çocuğu, bir gün sikerken öldürecek Çizgigöz’ü sonra ben de onu öldüreceğim. İşini seven bir orospudan daha kötü ne olabilir ki diye sorguladığım o an, işini seven bir pezevengin yanında dikiş tutmaya başladım.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here