Canımız Yanacak

0
289

Daha çok canımız yanacak, bu böyle biline! Başarısız birkaç hikayenin toplamı gibi bu hayat; mutlu ve mutsuz sonların birer kargaşası gibi… Yukarılarda birileri var ve her an bizi izliyor, çok yukarılarda olmalı bu el; bizi birbirimizden ayıran. Birkaç satır yazı yazmanın ve hiç bilinmeyen şairlerin şiirlerini dinlemenin artık bir önemi yok. Nisan yağmurları yaklaşıyor adi bedenime merhamet etmeye, henüz bir ay var eriklerin olgunlaşmasına. Sahi son 6 senedir mevsimine yetişemedim dudaklarının; bir önemi yok, olmamalı çünkü daha çok canımız yanacak.

Sıkıcı sıradan krizlerin ardından gelen ferahlığa ihtiyacım var ve gölgesinde dinlenebileceğim birkaç cümle aşka lüzum duyuyorum. Zarif insanların zarafetinden kaçmakla yükümlüyüm, gitmek gibi bir şey değil bu; tam olarak kaçmak… Vücudumun bir iki şişe viskiye ihtiyacı var ve beynimin haddinden fazla dumana, daha çok dumana…

Sokak köpekleriyle dertleşmek gerek bazen çünkü insan beyni birkaç havlamayı işitmeye ihtiyaç duyuyor. Silksen olmaz denilen şeyleri silkmekle meşgul şu sıralar kör zihnim. İmkansızı kendi içimde görmek artık beni yıldırmıyor. Zira ırzına geçilmiş bir hayattan geri kalan bir iki artık zihniyet sözcüklerinin kime ne faydası olabilirdi ki? Daha çok canımız yanacak; Milena’ya giden mektuplar aptal bir yazara geri gönderilecek, bu böyle biline.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here