Garp’ın ön ayak olduğu ve Şark’ıda bir çığ gibi hızla içine aldığı ‘more and more’
düsturunun gelebileceği son noktaları zorluyoruz. Her çizilen nirvana çizgisini
aşmak bizlerde bir yarış halini aldı. Sözümona dünyayı yöneten ve bizim için
gezegenimizdeki çivileri sökmeye devam eden milyarderler ise, her aşılan nirvana
çizgisinden sonra ağızlarından akan sularla ellerini müşterilerine (kölelerine)
açmakta. Bu büyük kucaklaşmalardan cebimizdekileri kaybederek ayrılırken artık
ruhlarımızıda satar olduk. Bir üst model sevgili, yeni dünya, satın almak için farklı
bir gezegen daha…
-Hayri hayatım bu yıldız da benim olsun mu?
-Olsun tabi hayatım sen hangisini istersen o olsun.
Çantada gezdirmek için ilginç köpekler üretelim, yok pahasına satalım. Telefona
yeni bir tuş ekleyelim, avanaklara sadece bir milyar farkla üst modelimiz hediyedir!
Fakat bunların hepsine ihtiyacımız var. Yani eğer bir bilgisayarım olmazsa yada
yeni aldığım tabletin içindeki uygulamalarım.. Ya teknolojiyi takip edemezsem…
Farkında olmadan kaçırdığımız yolları bu içinde oynadığımız kum havuzlarıyla
iyiden iyiye göz ardı ediyoruz. 4. sanayi devrimini kaçıracak olan bizler hala bilim
çağının ne zaman geldiğine gülüp eski günleri yad ediyoruz. Birde yıldız ve
gezegen satın alıyoruz. Biz hala çağdaş devletler seviyesine gelmekle ilgili
konuşup neden küçük illerimizdeki avm sayıları bu kadar az diye söylenirken
tahmin edin ne oldu? O gemi çoktan kaçtı. Biz el sallayamadan. Ve bu gidişlede
asla o gemi bir gün gelmeyecek…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here