Dünden farkı olmayan gecenin sen kokan vakitlerinde,
Yokluğundan olsa gerek tüm varlıkların canını hiçe sayıyorum.
Canım çıkıyor usulca.
Güneş seninle doğuyor ya,
bu tanrının en güzel armağanı olmalı!
Lakin yokluğun benim ellerime filhakika elverişsiz.

Nefretim çelimsiz ve bunu beslemeye alışık değilim.
Ki senden nefret etmem benim cehenneme giriş biletim.
Yine de tüm duygularımın “sen” odaklı olmasından nefret ediyorum.
Mazur gör acıya tüm bedenim alışık fakat yokluğun olağan bir durum değil.

Hangi insanın kaderine yazıldın sen?
Kaç şiir yazacak yaşadığın şehrin kaldırımlarına?
Bir gününü bir ömre bedel edecek kadar sevecek mi seni?
Ellerini bir saniye içinde kaç kez tutmak isteyecek?
Sende bihabersin elbet, benim ki sadece endişe.
Sığmaz hiçbir dakikamız, bırakamam seni geçmişe.
Üstelik ben kaderle arası iyi olmayan insanlardanım.
Seni umut eden yolların açık ara en başındayım.
Gerekirse yanlış tercihlerine bir yenisini daha ekle, sev beni!
Acıma sakın bana!
Bu sadece benim hakkım ve benim acım.
Paylaşmak olanaksız,
Gerekirse yavaş yavaş unut beni.

Bir insan ömrü kadar sevdim seni.
Bir kelebek ömrü kadar paylaşamadık aynı duyguları.
Sanırım kavuşmamıza izin vermeyen “ömür”.
Çünkü yaşasak da bir değiliz ölsek de,
Başka bir gezegende sadece ikimiz kalsak da.
Ama aşk imkânsızdır.
Aşk imkânsızlıktır…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here