Yılların sesleri çıkıyor eklemlerimden
Yaşanmışlıkların izleri sırıtıyor kır başaklar gibi
Saçlarım akıyor en serin kayalıkların aralarından
Şimdi ben, bir acı saklıyorum en utanmaz yedi köşelerime
Arsız uzamasınlar,
Büyümesinler beton köşelerinde diye

Saklıyorum ücra mevkiilerde
Ellerimin bir daha yeşermeyeceğini bildiğimden,
Kaçırıyorum son yaz güneşini sizden
Kalabalık akşamların ışığında, bulamıyorum çiçekliklerimi
Kayıplarda saklı bölük pörçük sahra güllerini

Güneş çok uzak doğuyor sesler içinde
Yaraların kabukları daha bir belli oluyor burada.
Saklanmış laleler solmuş
Gülen yüzlerin ardında saklı kalmış, alın morun son sevdası

Anlaşılmıyor şimdi
Güzün kimin ellerinden yansıdığı
Aynalar bir bana vuruyor
Yeşilimi çift yansıtıyor kalbe
Kollarım bir başka uyuşuyor şimdi
Aklım bir başka karışıyor

Son yaprağın kaldırılmadığı yerlerde
Aklım oralarda şimdi
Kırmızı şapkayla gezen kadınların imrenilmelerinde
Daha yıkanmamış gönlümün eski sevdalarında

Oralardayım şimdi,
Acının bizim memlekete uğramadığı günlerde
Diliyorum şimdi en cahil insanların toz pembeliğini

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here