Yüzyıllık acı bu tadı damağımda kalan aşk,
İçimi ürperten bir sessizliğin ardında saklı;
Kaybettiğim bu şehir ve hiç ulaşamadığım sen.

Haykırıyor bir deli trapezlerin üstünde:
“Geliyor kainatın bedbaht yaratığı!”
Trapezler haykırıyor, deli haykırıyor,
Karanlığa gömülmüş bu şehir haykırıyor…
Haykırması gereken ben; susuyorum…

Sanki yüzyıllık bir bekleyiş bu;
Hiç gelmeyecek birini özlemek
Ve tutunmak!
Özlemlere tutunmak…

Sanki bir lütufmuş gibi şiire bağlanmak,
Ardından koparılan etim kadar acı çekmek ve övünmek.
Yüzyıllık alışkanlık; bu şehir karanlık…
Bu şehrin karanlığına alışmak,
Yalnızlığa alışmak,
Seni beklemeye alışmak
Ve sadece alışmak…
Bu alışkanlık bana çok,
Bu şiir sana fazla…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here