Ölüm işte…
Ölüm; dostlarımın üzerime attığı birer avuç toprak…
Gözyaşlarıyla ıslanan tabut…
Çok soğuk;
Ölüm çok soğuk Firuze.
Toprağın altına girince anlıyor insan
O son haykırışlar cehennemi oluyor ruhun.
Ölüm gitmekten daha öte bir şey.
Ölüm; dönmemek, bir daha dönememek Firuze.
Ölüm işte…
Bir perde gibi üzerime örtülen toprağın altı.
Beni bekleme Firuze.
Hele mezarımın başına asla gelme.
Çünkü Firuze;
Seni görürüm,
Gelmek isterim,
Ama gelemem.
Gurursuzca kalkmak isterim yerimden
Ama başımın tahta parçalarına çarpmalarından korkarım.
Ölüm böyle bir şey Firuze…
Korkma ben burada üşümem.
Sen beni yine hayallerinde ısıtırsın.
Arkamdan da ağlama sakın,
Çünkü sen ağladıkça ıslanan toprak üzerime düşer.
Beni bekleme Firuze.
Çünkü sen beklersin,
Ben bunu yine hissederim,
Gelmek isterim,
Ama gelememek beni korkutur.
Ölüm bu Firuze,
Sıradan basit bir elveda değil.     
Gitmek ve dönememek bu…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here